Damaseverlere Merhaba
  Evrim5
 

 


 


 
 
saroz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
TD.Kolektifi üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.154
Standart Ölümsüz Canlı Bulundu.




Ölümsüzlük fikrini bir çok kişi mantıksız ya da inanılmaz bulsada,insanları heycanlandırmaya her zaman yeterli bir fikirdir. Yıllardır süren ölümsüzlük çalışmalarında çok yol katedilememişti. Taa ki deniz analarının ölümsüz olduğu anlaşılana kadar. Turritopsis Nutricula adı verilen
deniz anası türünün ölümsüz olduğu anlaşıldı.

Turritopsis Nutricula' nın yaşlandıktan sonra genetik yapısını kendi kendine değiştirerek çocukluğuna döndüğünü ve bunu sürekli tekrarlayarak ömür kavramını kendisi için ortadan kaldırdığı anlaşıldı. Sadece öldürülmeleri durumunda ölen bu canlılar öldürülmedikleri sürece sonsuza kadar yaşacaklar.
Smithsonian Tropik Araştırmalar Enstitüsü (Panama)' nde yürütlen araştırmalarda genetik yapısını yenilemesi için seks yapması gerektiği açıklanan Turritopsis Nutricula' lar seksle sonsuza kadar yaşabilme şansına sahip tek
canlı türü.


Biliminsanları bu yenilenmeyi çözmek için kolları sıvadılar bile. Bakalım İnsan da ölümsüz olabilecekmi? Bu canlının ölümsüzlük sırrı insana uygulanabilirse, böylece diğer galaksilere yayılabilir evrene dağılabiliriz. Güneş ve dünyanın ömrü sınırlı ama insan türü sonsuza kadar evrende yaşamını sürdürebilir.

Ne dersiniz?
__________________
Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos


Kök hücreden 'insan yumurtası' üretildi

Birçok hastalığın tedavi için yıllardır yürütülen ''kök hücre'' çalışmaları, yumurtalık sorunlarına bağlı kısırlıkta da hastalar için umut ışığı oldu.




ntvmsnbc ve Ajanslar
Güncelleme: 10:55 TSİ 13 Nisan. 2011 Çarşamba
ABD'de Harvard Üniversitesi'nden Profesör Dr. Jonathon Tilly ve ekibi tarafından dünya tarihinde ilk kez kök hücreden insan yumurtası üretildi. Çalışmaya ilişkin tüm detaylar, TARTEN'de açıklanacak.
Prof. Dr. Tilly ve New York Medical College Kısırlık Tedavisi ve Üreme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kutluk Oktay ile birlikte, yakında klinik araştırma aşamasına başlanacak.
Prof. Dr. Oktay, bir yıl düzenli cinsel ilişki sonrasında çocuk sahibi olamama durumunun ''kısırlık'' olarak tanımlandığını söyledi. Kısırlığın hem kadından ham da erkekten kaynaklanan sorunlara bağlı ortaya çıkabildiğini ifade eden Oktay, tüplerde tıkanıklık, yumurtlama sorunları, düşük rezerv, rahimde problemler, endometriosis, bilinmeyen ya da yaşlanmaya bağlı nedenlerin kısırlığa yol açabildiğini anlattı.
Kısırlık tedavisi için yıllardır çok çeşitli bilimsel çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Oktay, kök hücre çalışmaları ile sorunun ortadan kaldırılmaya çalışıldığını söyledi. 
Oktay, yumurta rezervi olmayan ya da yumurtalıkları alınmış kadınlar için kök hücre ile yumurta elde edilmesine yönelik çalışmaların hayvanlarda 3-4 yıldan fazla süredir yapıldığını ve son bir yıl içinde de insan dokusunda çalışmaların yürütüldüğünü kaydetti.
ABD'de Harvard Üniversitesi'nden Prof. Dr. Jonathon Tilly ve ekibi tarafından dünyada ilk defa kök hücreden insan yumurtası üretimi yapıldığını belirten Oktay, ''Bunu, orta vadede, 'kısırlık sorunu olanlara müjde' şeklinde yorumlayabiliriz. Tabii ki bu, klinik çalışmalarda çıkacak sonuçlara bağlı'' diye konuştu.
''KLİNİK ÇALIŞMALAR BAŞLAMAK ÜZERE''
Oktay, araştırmanın laboratuvar kısmının Prof. Dr. John Tilly tarafından Harvard Üniversitesi'nde yönetildiğini, klinik kısmının ise kendisi tarafından yapıldığını söyledi.
Tilly ile birlikte araştırmanın tüm aşamalarından birlikte çalıştıklarını dile getiren Oktay, kök hücreden insan yumurtası üretilmesine ilişkin klinik çalışmaların yakında başlayacağını ifade etti.
Oktay, ilk aşamada, denemelerin yumurta rezervi ve veya kalitesi düşük genç hastalara yapılacağını belirterek, ''Uygulama, şu anda 35 yaşın altında erken menopoza girmiş vakalarla; erken menopoza girmiş vakalarda yaşı 45'in altında yumurta üretebilen, fakat kalite düşüklüğüne bağlı gebelik elde edilemeyenlere gerçekleştirilecek'' diye konuştu.
Oktay, uygulamanın, ''35 yaşın üstünde menopoza girmiş, genelde 45 yaşın üstünde her iki yumurtalığı çıkarılmış hastalarda çalışma kriterlerinin sağlanamayacağına'' dikkati çekti.
''UZUN VADELİ RİSKLERİN NE OLDUĞU HENÜZ BİLİNMİYOR''
Yöntemin klinik çalışmalarından başarılı sonuçlar elde edilmesiyle birçok kişinin çocuk sahibi olabileceğini müjdeleyen Oktay, ''Eğer yöntem klinik olarak verimli olursa, bugüne kadar çare yok denilen düşük rezerv ve erken menopoza çözüm olacak'' dedi.
Oktay, yeni yaklaşımın özel araştırma protokolleri altında özenle yapılması gerektiğini dile getirerek, uzun vadeli risklerin ne olduğunun henüz bilinmediğinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
KÖK HÜCREDEN İNSAN YUMURTASI NASIL ELDE EDİLİYOR?
Oktay, kök hücreden insan yumurtası elde edilmesindeki aşamaları şöyle anlattı: ''İlk olarak laparoskopik ya da robotik cerrahi ile yumurtadan parçalar alınıyor. Laboratuvarda alınan dokudan kök hücreler izole ediliyor ve kültür ortamında çoğaltılıyor.
Bu aşamadan sonra, söz konusu araştırma kapsamında, şu an ayrıntıları açıklanamayacak bir takım özel yöntemler uygulanıyor. Araştırma, tedavi amaçlı klinik araştırmalarda kullanılıyor.
ARAŞTIRMANIN DETAYLARI TARTEN'DE AÇIKLANACAK
Araştırmanın, tüm detayları, dünyada üreme tıbbıyla ilgili uzmanları biraya getiren ''Trans Atlantic Reproductive Technologies Network (TARTEN)''de açıklanacak.
TARTEN Türkiye Başkanı Prof. Dr. Volkan Baltacı da araştırmanın üreme tıbbı tarihinde çok önemli bir adım olduğunu belirtti. Araştırma ile kısırlık tedavisinde çok önemli bir adım atılacağını ifade eden Baltacı, klinik çalışmalarının sonuçlarını da merak içinde beklediklerini söyledi.
TARTEN 2011 Kongre Genel Sekreteri Doç. Dr. Murat Sönmezer de araştırmanın tüm aşamalarının İstanbul'da 14-17 Nisan'da yapılacak ''Uluslararası TARTEN 2011 Kongresi''nde açıklanacak olmasının heyecanını duyduklarını söyledi.



31.10.2008 17:09:10

Papa: "Evrim, yaradılışla çelişmiyor"



http://www.agnostik.org/13033-sadece-uc-nesilde-evrim.htm
Sadece üç nesilde evrim
Okyanusta yaşayan bir iskorpit türü, sadece 3 nesil boyunca iklim değişikliklerine uyum sağlamış.
İngiliz "Proceedings of the Royal Society B" dergisinde yer alan bir araştırma, bir balık türünün diğer türlere nazaran iklim değişikliğine daha çabuk uyum sağlayabildiğini ortaya koydu.
Sadece üç nesilde evrim
bu makaleyi oylayın
   
Araştırmayı yöneten genetikçi Rowan Barrett, "Yaptığımız deneyler sırasında, okyanusta yakaladığımız iskorpitlerin üç nesilde ciddi iklim değişikliğine çok çabuk uyum sağladığını tespit ettik" diye konuştu.

Diğer türlerde bu kadar hızlı bir evrime rastlamadıklarını belirten Barret, "Araştırmamız bazı türlerin çok çabuk iklim değişikliğine uyum sağlayabildiğini gösteren ilk araştırmadır" dedi.

Barret'e göre, deney sırasında, Kanadalı ve Avrupalı bilimadamları iskorpitleri sıcaklığını kademe kademe düşürdükleri su dolu havuza bıraktılar.


Üç yıl iskorpitleri izlediklerini kaydeden Barret, her nesil iskorpitin değişen su sıcaklığına uyum sağladığını bildirdi.

"Yalnız, bu uyum sağlayabilme yetisi bizi yanıltmamalı" diye konuşan Barret, "Çünkü, deney boyunca iskorpitlerin yüzde 95'i üç yıl içinde öldü ve sadece yüzde 5'i soğuğa karşı dayanıklılık geliştirip hayata kalmayı başarabildi" dedi.

Barret, "Bu durum gösteriyor ki, hızlı bir evrim olumsuz sonuçlara da yol açabilir, bütün bir türü dayanıksız hale getirebilir" diye konuştu. Barret, bu araştırmaların sonucu bazı türlerin diğer türlere nazaran çabuk evrimleşip, iklim değişikliğine uyum sağlayabildiğini gösterdiğini kaydetti.

Soğuk iklime dayanıklığın yanı sıra sıcak iklime dayanıklığın da araştırılması gerektiğinin altını çizen Barret, gelecek on yıl içinde dünyada hava sıcaklığının birkaç derece artacağını ve aşırı sıcak ve soğuk hava dalgalarının birbirini izleyeceğini belirtti.

Başka türlerin de iklim değişikliğine olan uyumlarının araştırılması gerektiğini belirten Barret, "Böylece insanın nasıl dayanacağı konusunda da bir fikir edinebiliriz" diye konuştu.


Bir milyar yaşındaki yaşam formu bulundu!

Posted on 14/04/2011 by Kozmopolit Aydınlar

 
Rate This

Araştırmacılar evrimin en önemli anahtarını bulduklarını düşünüyorlar.
Bir milyar yaşındaki yaşam formu bulundu!
İskoçya’da bulunan ve bir milyar yaşında olduğu düşünülen yaşam formunun fosili, evrimin en önemli anahtarı olabilir.
Araştırmacılar, Torridon Gölü’nün civarındaki kayalarda buldukları iyi korunmuş organizma kalıntılarının, bir milyar yıl önce gölün dibinde yaşadıklarını açıkladılar.
Bu organizmaların, tek hücreli bakteriden, daha karmaşık hücre yapılarına, fotosentez ve üreme işlevlerine sahip hücrelere sahip canlılara dönüşüm sürecinin anahtarı olduğu düşünülüyor.
Oxford Üniversitesi’nden Profesör Martin Brasier, “Bu fosiller, göllerde yaşayan karmaşık hücreli canlıların bir milyar yıl önce ortaya çıktıklarını gösteriyor, düşünülenden çok daha önce” diyor.
Fosillerde bulunan canlılar, bakteriyel atalarının aksine çekirdek içeren ve fotosentezi mümkün kılan yapıda oldukları ortaya çıktı. Ayrıca evrim sürecini hızlandıran üreme sürecinin de bu canlılarda bulunduğu belirlendi.
Uzmanlar bu canlıların yeşil su yosunlarına ve bitkilere evrimleştiklerini söylüyorlar.
Kaynak:


Testis dışında sperm üretildi!

 

Bilim adamları ilk defa testis dışında sperm üretmeyi başardı. Eğer bu teknik insanlarda da uygulanabilirse erkeklerde kısırlığa yepyeni ve etkili bir çözüm getirilmiş olacak.

18:08 | 29 Mart 2011