Damaseverlere Merhaba
  Bilim
 




biyoyakıt için Yosun suşları


 


Airbus Uçaklarını Yosunla Uçuracak
  Gülbin ÖZ
gulbinoz@bilimhaber.org
 
Sayfayı Yazdır Bu yazıyı tavsiye etmek ister misiniz?
Yazı boyutu: 2405 karakter ve 244 kelime
Okunma Sayısı: 3079
 

 

   Airbus, uçaklarını yenilemeyen bitkilerden elde edilen ikinci nesil biyoyakıtlarla uçurmak istediğini açıkladı

 

   Avrupalı uçak üreticisi Airbus, uçaklarını bazı yosunlar gibi, yenilemeyen bitkilerden elde edilen ikinci nesil biyoyakıtlarla uçurmak istediğini açıkladı.

   Grubun üst düzey yetkilisi Philippe Fonta, Tokyo’da düzenlenen havacılık ve çevre konulu konferansta yaptığı açıklamada, “insanların beslenmesi için gerekli bitkilerden elde edilen biyoyakıtların kullanılmasının söz konusu olmadığını” belirterek, uçakları uçurmak için bazı yosunlardan yararlanılabileceğini ifade etti.

   Fonta, karbondioksit tüketen bir çeşit yosundan elde edilecek maddenin kullanılabilmesinin düşünüldüğünü, böylece sera gazı etkisinin ve kirli atıkların sınırlandırılabileceğini, ayrıca benzine bağımlılığın ortadan kalkabileceğini söyledi.

  Uluslararası Havayolu Taşımacıları Birliği’nin verilerine göre, sivil hava taşımacılığı karbondioksit salımının yüzde 2’sinden sorumlu.

   Merkezi Londra’da bulunan yardım kuruluşu Oxfam, biyoyakıta yönelik talebin artmasının yoksullara zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu. Kuruluş, dünyanın farklı bölgelerindeki yoksulların biyoyakıt üreten büyük çiftliklerin baskısıyla topraklarını elden çıkarmak zorunda kalabileceklerini vurgulamıştı.


Modern Bilimin
Antik Kökenleri


Bu çalışmamda Dick Teresi'nin ''
Kayıp Keşifler:Modern Bilimin
Antik Kökenleri'' isimli kitabındaki
önemli gördüğüm yerleri derledim.
Aslında daha yazılacak çok şey var
fakat şimdilik bu kadarının yeteceği
kanaatindeyim.Eğer istek olursa sonra
kalan yerleri de yazarım.Bu çalışmamdaki
amacım tıpkı bir önceki çalışmamda
olduğu gibi Müslümanların Tarih
Kur'an'la başladı düşüncelerine
bir darbe daha indirmektir.Umarım
Müslümanlar tarih Kur'an'la başladı
düşüncelerinden biraz olsun arınabilirler
ve yeter artık çok kez Kur'an
Mucizelerine darbe indirdik umarım
tüm hepsinden vazgeçerler,kanmayı
ve kandırmayı bırakırlar artık.

NOT:Kırmızı yazılar bana aittir.

BİLİM TARİHİ

Pisagor'dan iki yüzyıl önce,
Kuzey Hindistan'daki filozoflar bu
çekim gücünün güneş sistemini bir
arada tuttuğunu anlamışlardı,
ve bu durumda en büyük kütleye
sahip olan Güneşin merkezde
bulunması gerekiyordu.
Antik Yunan gökbilimcisi Samos'lu
Aristarchus İ.Ö üçüncü yüzyılda
bir güneş merkezli sistem
ortaya koymuştu.

Babilliler Pisagor teoremini
(Bir dik açılı üçgenin iki dik kenarının
karelerinin toplamı hipotenüsün
karesine eşittir) Pisagor'un doğumundan
en az 500 yıl önce geliştirmişlerdir.
Çinli Matematikçi Liu Hui pi sayısının
değerini (3,1416) bin yıl boyunca en
kesin tahmin olarak kullanılacak
şekilde hesaplamıştır.0'dan,9a kadar olan
numaralarımız antik Hindistan'da
M.S 500 yılında modern batılı
numaralardan ayırt edilemeyecek
şekilde bulunmuştur.Algebra(Cebir)
''zorlama''
anlamına gelen Arapça sözcüktür

Çinliler M.Ö 1400 ile 1200 yılları
arasında gözlemler yapmış,veriler
elde etmiş ve bunları bilgiye
dönüştürmüşlerdir.M.Ö 1800 yılında
Venüs gezgeninin konumlarının
kaydedildiği Amizaduga Venüs Tabletleri,
Babil krallığı döneminde bilimsel
konulara olan yaklaşımı ortaya
koymaktadır.

Isaac Newton'dan yirmi dört yüzyıl önce
Hintli Rig-Veda evreni bir arada tutan
şeyin çekim kuvveti olduğunu yazmıştır.
Sanskritçe konuşan Ari Irkı,Yunanlılar
dünyanın düz olduğuna inandıkları
bir dönemde yeryüzünün bir
küre şeklinde olduğu düşüncesini
benimsemişlerdi.M.S beşinci yüzyıl
Hintlileri bir şekilde dünyanın yaşının
4.3 miyar yıl olduğunu hesaplamışlardı;
19. yüzyılda İngiltre'deki bilim adamları
onun 100 milyon yaşında olduğuna
inanıyorlardı.(Çağdaş tahmin
4.6 milyar yıldır).M.S dördüncü yüzyılda
Çinli bilim adamları -13. y&u
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=